Bursa’nın Kestel ilçesinde, bundan tam bir buçuk yıl önce meydana gelen yürek burkan bir yangın felaketi, Yılmaz ailesini sadece evsiz bırakmakla kalmadı, aynı zamanda onları bürokratik bir çıkmazın içine sürükledi. Ramazan ve Meryem Yılmaz çifti, çocuklarıyla birlikte yaşayabilecekleri bir yuva hayaliyle yanan evlerinin arsasını satmaya çalışıyor ancak 18 aydır süren bu çaba, karşılaştıkları engeller nedeniyle adeta bir kâbusa dönüştü.
Haziran 2022’de yaşanan elim olayda, ailenin dört katlı evi tamamen kül oldu. Şimdi tek istedikleri, geriye kalan arsayı satıp, o parayla hayatlarına yeni bir başlangıç yapmak. Ancak Kestel Belediyesi’nin “ruhsatsız katlar yıkılsın” talebi, bu hayallerini imkansız kılıyor. Ailenin ne yıkım masrafını karşılayacak parası var ne de yeni bir yapı ruhsatı alacak gücü. Bu durum, arsayı satmak isteyen alıcıları da geri püskürtüyor.
Yangının Ardından Gelen Yıkım: Maddi ve Manevi Zorluklar
Kestel’deki 150 metrekarelik arsa üzerinde kurulu, zemin katta 120 metrekare taban oturumu olan dört katlı yapı, Haziran 2022’de çıkan yangında tamamen harabeye döndü. Ramazan Yılmaz, o günkü acılarını anlatırken, “Bir buçuk yıl önce yangın çıktı. Evimiz yandı, evimiz barkımız kalmadı” sözleriyle yaşanan felaketin boyutunu gözler önüne seriyor. Yangın, ailenin sadece dört duvarını değil, gelecek hayallerini de yıktı.
Şu anda üç çocuğuyla birlikte kiralık bir evde yaşamak zorunda kalan Yılmaz ailesi, büyük bir maddi sıkıntı içinde. Ramazan Yılmaz bir fabrikada işçi olarak çalışırken, eşi Meryem Yılmaz da evlere temizliğe giderek aile bütçesine katkıda bulunmaya çalışıyor. Aylık toplam 30 bin lira gelirleri olan aile, bu gelirin 10 bin lirasını sadece kira için ödüyor. Bu ağır yükün altında ezilen aile, yanan evlerinin arsasını satarak bir nebze olsun nefes almak istiyor.
Bürokrasinin Duvarı: Yıkım Engeli ve Umutsuz Bekleyiş
Ailenin yaşadığı en büyük çıkmaz, arsanın satışını engelleyen bürokratik şartlar. Yanan evlerinin sadece zemin katı ruhsatlıydı; üst katlar yıllar içinde ruhsatsız olarak inşa edilmişti. Kestel Belediyesi, arsanın satışının gerçekleşebilmesi için ruhsatsız olan üst katların yıkılmasını şart koşuyor. Ancak yıkım masrafı olarak talep edilen 150-200 bin lira civarındaki rakam, zaten yangın mağduru ve maddi imkansızlıklar içindeki aile için karşılanması mümkün olmayan bir miktar.
Ramazan Yılmaz, yaşadıkları çaresizliği şu sözlerle dile getiriyor: “Belediye yıkım istiyor. Yıkım parası da 150-200 bin lira. Bizim o kadar paramız yok. Ne ruhsatlı evimiz var ne de yeni bir yapı ruhsatı alacak paramız var. Çok sıkıntı çekiyoruz.” Meryem Yılmaz ise gözyaşları içinde, “Bir buçuk yıldır bu durumdayız. Geceleri uyuyamıyoruz, ağlıyoruz. Kimse bize yardım etmiyor. Çaresiz kaldık” diyerek yaşadıkları psikolojik yıkımı ifade ediyor.
Ailenin arsayı satma girişimleri de sonuçsuz kalıyor. Başlangıçta 1 milyon lira civarında bir bedelle satmaya çalıştıkları arsa için, şimdi 700-800 bin liraya kadar fiyat düşürmelerine rağmen, yıkım şartı nedeniyle alıcı bulamıyorlar. Her gelen alıcının yıkım masrafını ve ruhsatsızlığı sorun ettiğini belirten Ramazan Yılmaz, bu durumun kendilerini tükettiğini vurguluyor. Yılmaz ailesi, yetkililerden ve hayırseverlerden kendilerine uzanacak bir yardım eli bekliyor. Onlar için bu arsadan kurtulmak, yeni bir hayata başlamanın tek yolu.
